Buradasınız

Sütçü İmam Olayı

Fransız İşgal Kuvvetleri Komutanı Yüzbaşı Joly, Maraş’ın işgal kararını belirten beyannameyi Mutasarrıf Ata Efendi’ye getirdikten bir gün sonra Fransızlar şehre Şeyhadil Mezarlığı tarafından giriş yaptılar. Fransız İşgal Kuvvetleri komutanı  De-Fontzine komutasından Ermeni, Cezayir ve Fransız karışımı 2 bin kişilk bir lejyoner birliği şehre giriş yaptı. Sanki zafer kazanmış bir komutan edasında, Ermeni kadınları ve çocukları tarafından çiçeklerle ve şarkılarla karşılandı. “Yaşasın Kilikya Ermenistan’ı kahrolsun çekemeyenler.” Nümayişleri şehrin sokaklarında yankılanıyordu.

Türk halkı, Fransızların gelişinden cesaret alarak hakaretler eden Ermenileri, uzaktan sessizce izliyorlardı. Fransız Komutan şehre gelir gelmez hemen şehrin ileri gelenlerini ayağına çağırttırıp ağır hakaretler ederek tehditler savurmuştu. Halkın ileri gelenlerinden bazıları Elbistan’a çekilmişti. Fransız komutanın tavrı Türkleri rahatsız ederken Ermenileri pek memnun etmişti. Fransız komutandan destek alan Ermeniler, sokaklarda taşkınlıklara başladılar. Fransızların şehre gelişlerinin ertesi günü yani 31 Ekim 1919 Cuma günü gruplar halinde sokaklara dağılmış olan sarhoş Ermeni lejyonerleri yolda rastladıkları halka genç yaşlı demeden, kadın erkek ayrımı yapmaksızın hakaretler etmeye başladılar.

Kayabaşı’nda ve Çocuk Bahçesi mevkiinde geçen bir grup Fransız askeri kıyafeti giymiş Ermeni lejyoneri, esnafa hakaretler savurarak Uzunoluk Caddesi’ne saptılar. Bu sırada Uzunoluk Hamamı’ndan çıkmakta olan kadınları gördüler. Fransız askeri kıyafeti giymiş Ermeni lejyonerler, hemen bu kadınlara saldırdılar. “Artık burası Türklerin değildir. Fransız memleketinde peçe ile gezilmez.” diyerek kadınların peçelerine el uzattılar. Kadınların, “Namusumuz elden gidiyor, yok mu bir Muhammed ümmeti!” haykırışı karşısında az ileride Kel Hacı’nın kahvehanesinin önünde bulunan Türk gençlerinin dikkatini çekti. Eski bir jandarma eri olan ve savaş bittikten sonra memleketine dönmüş olan Çakmakçı Sait adındaki bir genç adam, gördüğü manzara karşında hemen yerinden fırladı. Müslüman kadınları Fransız askeri kıyafeti giymiş sarhoş Ermeni lejyonerlerin elinden almak istedi. Çakmakçı Sait’in üzerilerine geldiğini gören işgal askerleri, onu vurarak şehit ettiler.  Gaffar Kabuloğlu Osman adındaki bir başka Maraşlıyı da yaraladılar.

İşgalcilerin kadınlara saldırdığını ve hemen ardından onları korumak için harekete geçen Çakmakçı Sait’i şehit ettiklerini  az ötedeki dükkânından gören Sütçü İmam, hemen harekete geçti. Çekmecesinde sakladığı Karadağ marka tabancasını alıp  olay yerine ulaştı. Bir an bile tereddüt göstermeden tabancasını çekip düşman askerlerine ateş etti. Sütçü İmam, Fransız üniforması giymiş olan askerlere peş peşe sıktığı kurşunların Anadolu’daki milli direnişin ilk kıvılcımı olacağını bilmiyordu. Fransız askerinden birisini vurup öldüren bir diğerini de yaralayan Sütçü İmam, kadınları düşman tecavüzünden kurtardığı gibi Çakmakçı Sait’in de intikamını aldı.

Sütçü İmam’ın kurşunuyla yaralanan Fransız askeri , kışlada yapılan müdahalelere rağmen kurtarılamadı ve öldü. Fransızlar ve Ermeniler, bu olaydan sonra Sütçü İmam’ı aramaya başladılar. Türklere saldırmaya başladılar, Sütçü İmam’ın yakını olan Tiyeklioğlu Kadir’i yakalayıp işkence ile katlettiler.

Olaydan sonra etraftaki esnafın ve ahalinin yönlendirmesiyle şehri terk eden Sütçü İmam Bertiz’e Beyazıtlı Muharrem Bey’in yanına gitti. Sonraki günlerde de Sütçü İmam, Bertiz çetesine dâhil olup Maraş’ın kurtuluşu için savaşmaya devam etti.

Sütçü İmam’ın Uzunoluk Hamamı önünde Fransız işgal kuvvetlerine sıktığı ilk kurlun, Maraş Milli Mücadelesi’nin başladığını gösterdi. Fransızlar, Türklerin kolay pes etmeyeceklerini anladılar. Sütçü İmam Olayı, Anadolu’da İstiklal Mücadelesi verilmesi için mücadele eden Mustafa Kemal Paşa ve Temsil heyetini cesaretlendiren örnek bir olay oldu. Anadolu’daki kurtuluş mücadelesinin ilk kıvılcımı olan bu olaydaki kahramanlığı ile Sütçü İmam’ın adı tarihe altın sayfalarına yazıldı.

Paylaşın