|
Gurbet geceleri çekilmez oldu Maraş'ı özledim sizi özledim Bu ateşe yürek dayanmaz oldu Poyrazı özledim tozu özledim
|
Kazmaya giderken Üngüt'ten geçtim Durdum o, cennette biraz eyleştim Bir çınarın gölgesine yerleştim Azeziyi kabarcığı özledim
|
Çam kokardı Kapıçam'ın dağları Çağlardı Döngelin Çağlayanlar’ı Saraycığın kıvrım kıvrım yolları Hopur’ u Hartlap’ ı Sır'ı özledim
|
|
Divanlı Kuyucak Kayabaşı'nı Bıçakçı çarşısı Çarşıbaşı'nı Sohum edip yenen bulgur aşını Ekmek ile bazlamayı özledim
|
|
GARİP BEHRAM TORAMAN
|
| |
|
|
|
Ne büyüksün ki kanın kurtarıyor Tevhidi... Bedrin Arslanları ancak bu kadar şanlı idi. Sana dar gelmeyecek makberi kimler kazsın? "Gömelim gel seni tarihe" desem sığmazsın.
|
Asım'ın nesli... diyordum ya... Nesilmiş gerçek: İşte çiğnetmedi namusunu, çiğnetmeyecek. Şüheda gövdesi, bir baksana, dağlar, taşlar... 0, rüku olmasa, dünyada eğilmez başlar.
|
Yaralanmış tertemiz alnından uzanmış yatıyor. Bir hilal uğruna ya Rab, ne güneşler batıyor! Ey, bu topraklar için toprağa düşmüş asker! Gökten ecdat inerek öpse o pak alnı değer.
|
|
Ey, şehit oğlu şehit, isteme benden makber,
Sana âğûşunu açmış duruyor Peygamber.
|
|
MEHMET AKİF ERSOY
|
|